Hoşgeldiniz  

Eğer Yanıma Melek Gelmeseydi:

Murat ŞİT | 25 Şubat 2020 | Köşe Yazıları


Murat ŞİT
muratsit@gmail.com

2019-2020 Eğitim öğretim yılı birinci döneminin kapanışı ve karne töreninin olduğu gündü. Bir çok okulu ziyaret ederek karne törenlerinde bulunmaya çalıştık. Tabi yoğun bir gün geçirince günün sonunda yorgun düştük. Akşam eve vardığımda bir titreme aldı. Kendimi kötü hissedince dinlenmek amacıyla yatağa uzanıp yatmaya çalıştım. Çok fena soğuk almışım. Heryerim kaskatı kesilmiş. Hafta sonu iki günlük dinlenmeyle iyileşemeyince pazartesi doktorun yolunu tuttum. Hastane hasta insanlarla kaynıyor. Hiç hasta olmayan insan o ortamda zaten hasta olur. Önce bir iğne yaptılar. Sonra ilaçlar yazdılar. İstirahat etmek için İki günlük izin aldım.

Bir gün bir yerde bir ortamda konuşulurken duymuştum. Sarımsağı pişirerek yemek bir çok hastalığa iyi geliyor diye. Neden pişirmek. Çünkü pişirince kokusu gidiyor. Malumunuzdur sarımsağın çok keskin ve insanı rahatsız eden bir kokusu vardır. Fırında pişirmekteki maksat, sarımsak kokusu kırmaktır. Ben de fırında yemek pişiyorken bir iki diş sarımsak atılmasını istedim. Ve yemekle birlikte sarımsaklarda pişmiş oldu.

Peygamber Efendimiz: Sarımsak yiyin, onunla tedavi olun! Sarmısak yetmiş derde devadır. Eğer yanıma melek gelmeseydi, elbette ben de yerdim.) [Tirmizi, Hakim] demiş.

Peygamber efendimiz, insanların rahatsız olmaması için ve ne zaman geleceği bilinmeyen daha doğru bir ifadeyle her an gelme ihtimali olan vahy meleğini rahatsız etmemek için çiğ soğan, çiğ sarımsak yemezdi. Bunun yerine soğanı, sarımsağı pişmiş olarak yerdi.
Bir başka Hadis-i şerifinde ise, (Soğan ve sarmısakı pişmiş olarak yiyin) buyurmuştur.
Neden pişmiş olarak yenmesini istiyor? Çünkü pişirmek sarımsağın kötü kokusunu gideriyor.

Bende hastayım ya, hastalıktan kurtulmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Ne yenilecekse yerim. Ne içilecekse içerim. Yeterki bu hastalığı atlatabileyim.

Pişmiş sarımsağım geldi önüme. Yemeğe hazırdı. Ama önce üzerindeki kabukları sıyırmam lazımdı. Ama öyle bir kabuk var ki hiç bir yerinden sıyırmaya pay yok. Sanki dışardan gelecek tehlikeye karşı kendini korumaya almıştı. Şöyle ki sarımsağın tamamını koruyan zarlar var var ayrı. Birde herbirini tek tek korumak içim ayrı ayrı zarlar var . İkili üçlü korumaya ayrı ayrı yine zarlar var.

Tırnaklarımın yardımıyla baskı yaparak en dış kabuk kısmında yırtarak açmaya ve üzerindeki kabukları sıyırmaya başladım. Ne muntazam bir savunma sistemi var. Her bir diş için ayrı ayrı kabuk ve zarlar var. İlginçtir içinde bir tane diş bozuksa, hastalıklıysa diğerlerine bulaşmıyor. Onun zarı onu ayrı koruyor. Onun hastalığının diğerlerine bulaşmasına da mani oluyor. Hem topyekun savunma, hem tek tek savunma.

Sarımsaktaki bu hem tek tek, hem ikili üçlü ve toplu himaye eden kabuk ve zar sistemini görünce içimden Ya Rabbim ülkemizi de milletimizi de ve bütün mazlum Müslüman coğrafyasınında bu küçücük sarımsağın birbirlerini himaye ettiği gibi birbirlerini bütün farklılıklarına rağmen saran, koruyan, himaye eden birliktelik nasip eyle diye dua ettim. Hasta insanın duası da kabul oluyor ya, fırsat bu fırsat…

Sarımsakta bu kadar mucizevi kabuk ve zar sistemi olurda faydaları olmaz mı hiç. Birazda faydalarından bahsetmek istiyorum. Sarımsak’ın en başta anti-bakterial etkisi olduğu için bir çok hastalığın tedavisine faydası var. Sarımsak Antioksidan özelliğe sahip olduğundan dolayı da kansere karşı koruyucu özelliği var. Yine sarımsak kemik sağlığına, cilt sağlığına ve saç sağlığına çok faydaları var. Sarımsak çok zengin bir vitamin ve mineral kaynağıdır. Onun içinde insanın bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Özellikle soğuk algınlığı ve gribe kaşı çok da koruyucudur.

 

2578 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
HAVA DURUMU


Yükleniyor...

EN SON HABERLER

© 2017 Sancaktepe Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.